Çocuk Gelişiminde Fark edilmeyen Eğlence: Oyuncak

 

Çoğumuzun bir çocuğa hediye alırken hele de oyuncak alımında hiç dikkatli davranmadığı su götürmez bir gerçek. Oysaki çocukların oynadıkları oyun ve oyuncak ileride hayata nasıl bakacaklarını, davranışlarını, aile, iş, sosyal yaşamlarını, yaşamın doğal akışı içerisinde yer ettiği noktayı belirleyen en mühim etken ve etkiler.

 Oyuncak Seçiminde Dikkat Edilecek Unsurlar

 

Evvela bir çocuğa oyuncak alırken ve seçerken dikkat etmeniz gereken ilk unsur oyuncağın alınacağı çocuğun yaşı. İlk üç aylık dönemde nesnelerin dokularını algılayabilecekleri, sert ve zarar verebilecek nitelikler barındırmayan, beyin yapılarının olumsuz gelişmemesi ve dikkat dağınıklığı, otizm ve benzeri problemler yaşanmaması için aşırı desen, renk içermeyen ve sessiz oyuncaklar tercih edilmeli.

 

3.ayın sonundan 6 aylık döneme kadar ses, renk, desen faktörlerinde sorun olmamakla ağızlarına götürebilecekleri oyuncaklar seçilmeli ve takip eden dokuz ay için de motor beceri gelişimlerine katkıda bulunan, eğitici, sevgi, barış, birliktelik, huzur mesajı veren oyuncakların seçilmesi gerekiyor. Bir yaşından sonra ise oyuncak seçiminde en dikkat edeceğiniz faktör asla ve asla şiddeti içeren, aşılayan oyuncaklar tercih etmemeniz.

 

 Yanlış Oyuncak Seçiminin Neden Olduğu Travma

 

Şayet çocukların ruhsal, fiziksel yapısını kötü şekilde etkileyecek oyuncaklar seçerseniz minik, minyatür insanların henüz tertemiz olan benliklerine büyük zararlar vererek hem kişisel hayatlarında hem de bireylerin hep beraber oluşturduğu toplum hayatımızda onulmaz yaralar açılmasına neden olursunuz.

 

 Çocuklara Oyun Oynama Alışkanlığı Kazandırma

 

           Oyuncak alımının detaylarını incelerken atlanmaması gereken en mühim meselelerden biri de bebeklerimize, çocuklarımıza, gençlerimize oyun oynamayı, insanlarla temas halinde iletişim kurmayı, sosyal ortamlarda bulunmayı yaşayarak, yaşatarak, teknolojiyi nimet olarak gördüğümüz çağımızda felaketimiz olmaması için bütüncül düşünmeyi önce öğrenerek ve sonra da öğreterek yaşamalıyız.

 

Öncelikle biz ailemizle, arkadaşlarımızla, elimizde telefonlar, tabletler, müzik çalarlar ve diğer teknolojik aygıtlar olmadan iletişim kurmalıyız ki nesillerimiz de kendine, etrafına, başkasına, fikirlerini onaylamasa da öteki olarak gördüğü insanların da yaşam, fikir ve ifade hakkına önem gösteren, fikirler yüzünden ayrılmayan, insan olduğu ve hatta yalnızca var olduğu için varlığına değer veren incinmekten ve incitmekten imtina eden insanlar halinde insanca büyüyebilsinler. Söylediğiniz hiçbir söz sergilediğiniz davranışlar kadar etkili olmayacaktır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir