Biyolojik Yaşınıza Savaş Açın

cilt gençleştirmeGenç ya da yaşlı, erkek ya da kadın olsun herkes ışıltılı, kusursuz bir cilde sahip olmak ister. Ancak yıllar geçtikçe ciltte ince ve derin kırışıklıklar, cilt kuruluğu, cilt esnekliği kaybı, ciltte sarkmalar, ciltte oluşmaya başlayan kahverengi, mor ve beyaz lekeler ve matlık görülür. Renk değişimi, ince çizgiler, yaşlılık lekeleri, sarkmalar ve kırışıklıklar cildi tok ve cansız göstermeye başlar. Bunun için bir an önce önlem alınması gereklidir; çünkü yaşlanma, cildin hem görüntüsünü hem de fonksiyonunu bozmaktadır. Fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik etkenler ciltte daha kolay hasar oluşturur.

 

Üstelik deri kanserinin de daha çok yaşlılık döneminde görüldüğü pek çok uzman tarafından sıklıkla dile getirilmektedir. Cildimizi genç tutmak için pek çok yöntem mevcuttur. Cilt gençleştirme ilk olarak cilt temizliği ile başlamaktadır. Sonraki aşamada cildin dokusunu geliştirip, pürüzsüz ve ipeksi bir görünüm kazanmak için yararlı bitkilerden ve bazı yeşilliklerden yararlanılabilir.

 

Özellikle sıcaklarda ciltteki nem kaybını önlemek için deri nemlendirilmelidir. Doğal yöntemlerin yanı sıra, yaşlanıldığını en çok ele veren cilt için artık cilt gençleştirme adına pek çok farklı firma biyolojik yaşa savaş açarak farklı cilt tiplerine uyum sağlayacak özellikte krem, losyon vb anti-aging bakım ürünlerini satışa sürmüştür. Ayrıca cilt gençleştirme adına estetik ameliyatlarını tercih edenlerin sayısı da az değildir. Cilt gençleştirmek için cilde pekçok farklı yöntem uygulanabilir. Mikrodermabrasyon, kimyasal soyma işlemi, deri gençleştirici lazer uygulamaları, horman tedavisi, dolgu uygulaması, yüz mezoterapisi, ulthera yöntemi, thermage uygulaması, botoks bu yöntemlerden bazılarıdır.

 

Anti-aging dünyasındaki en popüler yöntemler özellikle serum, krem ve peeling gibi yöntemlerin sonucunu beklemek istemeyenler için, lazer ve radyo frekans tedavileridir. Lazerle cilt gençleştirme işleminde kullanılan cihazların tamamı cilde yüksek enerjili ışınlar göndermektedir. Bu ışınlar ciltteki su molekülleri tarafından tutulur ve enerji ısıya dönüşerek cildi katmalar halinde tahrip eder. Tahrip olmuş cildin yerini cilt dokuları alır. Bu sayede cilt daha genç ve sağlıklı bir görünüm kazanır. Yukarıda bahsi geçen tüm bu gelişmeler sayesinde günümüzde yılların izini ciltten silmek ve yıllara meydan okumak artık mümkündür.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir